Prostat Kanseri

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer alır.Bu sayfada prostat kanseri ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Prostat Kanserinin Bitkisel Tedavisi Mümkün Mü?

Prostat kanserinin bitkisel tedavisi var mıdır?  Prostat kanseri bitkisel tedavi yöntemleriyle iyileşir mi? gibi soruları eminim siz de merak ediyorsunuzdur. O zaman yazıyı okumaya devam edin. Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen…
Daha fazla oku...

Fokal Tedavi Nedir? Prostat Kanserinde Kullanılan Fokal Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Fokal tedavi, prostat kanseri tedavisinde son zamanlarda giderek daha sık kullanılmaya başlayan bir tedavi yöntemidir.  Fokal tedavide, prostat bezinin tamamı değil sadece kanserin bulunduğu bölge tedavi edilir.  Prostat kanseri erkeklerde…
Daha fazla oku...

PSA Yüksekliği Nedenleri Arasında En Önemli 8 Neden Nedir?

PSA yüksekliği nedenleri nelerdir? PSA yüksekliği yapan durumlar nelerdir? Her PSA yüksekliği kanser midir?  PSA ya da uzun yazılışıyla prostatik spesifik antijen, prostat hücreleri tarafından salgılanan özel bir proteindir. PSA testi,…
Daha fazla oku...

PSA Yüksekliği Kanser Midir?

PSA yüksekliği kanser midir? Kan PSA değeri yüksek olan bir kişi prostat kanserine mi yakalanmıştır? PSA yüksekliği, kan PSA değerinin olması gerekenden yüksek olması durumudur. PSA, erkeklerde prostat bezi tarafından üretilen bir enzimdir.…
Daha fazla oku...

Prostat Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Prostat kanserinin tedavisi hastalığın evresine göre değişir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, beklentisi de seçilecek tedavi yönteminde önemlidir. Hastalık erken evrede ise yani prostat bezinin dışına çıkmamışsa, prostatın çıkarılması (radikal prostatektomi) en sık uygulanan tedavidir. Işın tedavisi (radyoterapi) de uygulanabilir. Hastalık ileri evrede ya da metastaz yapmışsa, o zaman hormon tedavisi, ışın tedavisi ya da kemoterapi uygulanır.

Hastalık erken evrede tespit edilmez ya da tedavi edilmez ise prostat bezi dışına çıkar. Lenf dolaşımına ya da kana karışarak kemik ve akciğer gibi organlara yayılabilir.

Hastalık erken evrede tespit edilip uygun bir şekilde tedavi edilirse, hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Böyle bir durumda hasta normal ömrünü yaşar. Ancak hastalık tedavi edilmez ise ilerler ve başka organlara sıçrar. Hastalığın evresine göre hastanın yaşam süresi değişir. Evre yükseldikçe yaşam beklentisi düşer.

Hastalık erken evrede tespit edilir ve tedavi edilirse, hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Böyle bir durumda ölüm riski yoktur ve hasta normal ömrünü yaşar. Ancak hastalık geç fark edilir ya da tedavi edilmez ise ilerler ve kemik, akciğer gibi başka organlara dağılır. Hastalığın evresi yükseldikçe yaşam süresi de düşer. Yani ölüm riski vardır.

Prostat kanserinin bazı türleri genetiktir. Birinci ve ikinci dereceden yakınlarında prostat kanseri olan kişilerin kansere yakalanma riski, olmayan kişilere göre çok daha fazladır. Normalde erkeklerde prostat muayenesi ve kan PSA testi 50 yaşından sonra başlamalıdır. Ancak birinci dereceden akrabalarında prostat kanseri olanlar, 40 yaşından sonra yılda bir kez üroloji doktoruna gitmeli ve PSA testi yaptırmalıdır. Aynı zamanda bu kişiler az yağlı gıdalarla beslenmeli, sigara ve alkolden uzak durmaya dikkat etmelidir.

Erken evrede yani kanser henüz prostat bezi içinde iken tespit edilirse hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Bu durumda genellikle prostat tamamen çıkartılır. Ancak hastalık ilerler ve prostat dışına çıkarsa tedavi zorlaşır.

Prostat kanserinin 4. evresi, kanser hücrelerini prostat bezinin dışına çıkarak lenf bezlerine, mesane boynuna, leğen boşluğundaki kas dokularına ve diğer komşu organlara yayılmasıdır. Evreler hakkında tüm bilgiler için tıklayınız.

Kanserlerin tedavi sonrası tekrar etmesi anlamında farklı terimler kullanılmaktadır. Bu terimler arasında küçük farklar olsa da çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Nüks; kanserin tekrarlaması durumudur. Relaps; tedavi sonrası hastalığın belirti ve bulguları kaybolduktan sonra erken dönemde tekrarlamadı durumudur. Rekürrens ise;  hastalık tamamen iyileştikten sonra geç dönemde hastalığın tekrarlamasıdır.  Yineleme de kullanılan bir başka kelimedir.

Prostat kanseri ameliyatı sonrası 10 yıllık dönemde hastalığın tekrarlama riski, hastalığın içinde bulunduğu risk grubuna göre değişir.  Bu oran düşük riskli hastalık için %24, orta riskli hastalık için %40 ve yüksek riskli hastalık için %48 olarak bilinmektedir.

Prostat kanserinin prostat bezi dışına çıkıp vücudun başka organlarına sıçramasına metastatik prostat kanseri adı verilir. Prostattaki kanser hücreleri lenf sıvısına ya da kana karışarak prostat dışına çıkar. En sık sıçradığı yerler kemikler ve akciğerlerdir.

Prostat kanseri erken evrede belirti vermez. İşeme zorluğu, sık idrara çıkma gibi belirtiler oluştuğunda kanser prostatın içinde yayılmış demektir. Bazen ilk belirti bel ve sırt ağrısı olabilir. Bunun nedeni kanserin omurga kemiklerine sıçramış olmasıdır. Akciğerlere sıçrarsa kendini öksürük ya da nefes darlığı şeklinde gösterir.