Prostat Hastalıkları ve Tedavileri Nelerdir?

Prostat hastalıkları ve tedavileri nelerdir? Prostat hastalıkları, prostat bezinden köken alan hastalıklarıdır. Prostat hastalıklarını daha iyi anlayabilmek için öncelikle prostat hakkında biraz bilgi sahibi olmamız gerekir.

Prostat Nedir?

Erkek üreme yardımcı bezlerinden en büyüğü olan prostat, mesane(idrar torbası) boynu ve üretranın (idrar kanalı) ilk parçasını sarar. Prostat yaklaşık 20 gr ağırlığında ve ceviz büyüklüğündedir. Prostat içinde çok sayıda salgı bezleri mevcuttur ve bu bezler küçük boşaltım kanallarıyla idrar kanalına açılır. Prostat kas lifleri ve bez yapılarından oluşan bir organdır.

Prostat Nerede Bulunur ve Anatomisi Nedir?

Pelvis; iki kalça kemiği ve bir sakrum, bir de kuyruk sokumu kemiğinden oluşan, kısaca dört kemiğin oluşturduğu anatomik yapıdır. Prostat organı bahsettiğimiz pelvis kemiklerinin oluşturduğu boşlukta yer alır. Prostat yukarıda mesane, aşağıda idrar kanalı ile komşudur arkasında rektum (bağırsak) önünde toplardamar yapıları bulunur.  Prostatın bir diğer önemli komşuluk alanı arkada meni kanalı ve meni kesesidir. Meninin oluşması için gerekli ejakulat sıvısının %30 kadarını prostat salgılar. Meninin dişi üreme sisteminde şeffaflaşarak içindeki spermlerin rahime doğru hareket edebilmesi için gerekli enzimleri de prostat salgılar.

Prostattan Köken Alan Hastalıklar Nelerdir?

Prostatın İltihaplı Hastalıkları (Akut Prostatit ve Kronik Prostatit)

Akut Prostatit: Prostat dokusunun bakterilerle istilası sonrası ortaya çıkan enfeksiyon durumudur. Özellikle E. Coli ismi verilen bir bakteri prostatite yol açmaktadır. Şikayetler genellikle ateş, idrarda yanma, titreme, kanlı meni gelmesi, boşalma esnasında ağrı olarak sayılabilir.

Kronik  Prostatit: Prostatitin süreğen formu olan bu durumda bakteriler etken olabildiği gibi, bakteriler olmadan da kronik prostatit olabilir. Bu nedenle bu hasta grubunda tanı ve tedavi oldukça zordur.

Tedavide antibiyotikler en çok kullanılan tedavi ajanlarıdır. Bunun dışında alfa-bloker, ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, hormon tedavileri, bitkisel ilaçlar, çinko ve prostat masajı diğer tedavi yöntemleridir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH)

50 yaş üstü erkeklerde sık görülen bir hastalıktır. Prostatın hem bez hem de düz kas tabakalarının irileşmesiyle organın büyümesi ve idrar kanalını sıkıştırması sonrasında işeme şikayetleri ortaya çıkar. Hastalığın sıklığı 70 yaş üzerinde %90’lara ulaşır. Bu hastalarda gece sık idrara çıkma, ani idrara sıkışma hissi, idrar kaçırma, çatal işeme, idrarda tazyik düşüklüğü görülür. Tedavisinde alfa-blokerler, 5 alfa redüktaz inhibitörleri, antikolinerjikler, fosfodiesteraz 5 inhibitörleri gibi ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlardan fayda görmeyen hastalarda kapalı prostat ameliyatı (TUR-P), açık prostat ameliyatı, lazerle prostatın çıkarılması (HOLEP), Green Light Lazer gibi tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, günümüzde erkeklerin en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, prostat kanserinin erkeklerde Dünya’da 2. en sık tanı konulan kanser olduğunu bildirmekte ve 2008 yılında 903.000 yeni olgu saptandığını, 258000 ölüm gerçekleştiğini vurgulamaktadır. Prostat kanseri erken evrede tanınarak tedavi edildiğinde yüksek sağ kalım oranına sahiptir.

Prostat Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Prostat kanserinin erken evrede saptanabilmesinde düzenli aralıklarla yapılan prostat spesifik antijen (PSA) ölçümleri (kan tahlili), parmakla makattan muayene (PRM) ve gerektiğinde usulüne uygun alınan Transrektal Ultrason (TRUSG) eşliğinde prostat biyopsileri büyük önem arz etmektedir . PRM, PSA ve TRUSG eşliğinde biyopsi, prostat kanserinin erken tanısında kullanılan tanı yöntemleridir. Prostat kanseri riskini belirlemede en yararlı olarak kullanılacak  tarama yöntemi PRM ve PSA kombinasyonudur.

PRM; Prostat kanseri teşhisi için ilk basamak tanı yöntemidir. 50 yaş üzeri erkeklerde yılda 1 kez bu muayene yapılmalıdır. Muayenede kanser şüphesi saptanan hastalar prostat biyopsisine yönlendirilmelidir.

PSA; Prostat kanseri teşhisi için en sık başvurulan ikinci tanı parametresidir. Özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde yılda 1 kez kanda PSA değerine bakılması önerilmektedir. PSA’nın normal değeri ile ilgili kesin bir görüş birliği olmasada, son yıllarda 2.5 ng/mL eşik değer olarak kabul edilmektedir.

Transrektal Ultrason+ Prostat Biyopsisi; PSA ve/veya PRM ile şüphe saptanan olgularda prostat kanseri teşhisini kesinleştirmek için 10-12 kadran prostat biyopsisi alınmalıdır. Prostat biyopsisi sonucunda kanser saptanan olgular, PSA değeri, biyopsideki kanser saptanan kadran sayısı, biyopsi skoru ve görüntüleme yöntemlerine göre risk gruplarına ayrılarak tedavi edilmektedir.

Multiparametrik Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR); Günümüzde önemi giderek artmakta olan MR görüntüleme son yıllarda biyopsiye kılavuzluk etmesi amacıyla kullanım alanına girmiştir. Özellikle ilk biyopsilerde hala daha ultrason kullanılsa da ikincil biyopsilerde MR kullanımı giderek artmaktadır. Diğer kullanım alanı ise biyopsiye karar verilmesi aşamasında yardımcı yöntem olarak başvurulmasıdır. Bu yöntemde PI-RADS olarak adlandırılan bir puanlama sistemi kullanılır. En düşük puan 1, en yüksek puan ise 5’tir. PI-RADS puanı 4 ve 5 olan hastalardan muhakkak prostat biyopsisi alınması önerilirken, 2 ve 3 olan hastalarda biyopsi kararı diğer klinik ve laboratuvar  bulgularına göre verilmelidir.

Prostat Kanseri İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Prostat kanser gelişiminde risk faktörleri tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak 3 risk faktörünün prostat kanser gelişimindeki rolü iyi tanımlanmıştır. Bunlar; ileri yaş, etnik köken ve kalıtımdır. Bunun dışında hormonal etki, enfeksiyon, diet ve çevresel faktörlerde etkenler arasında yer almaktadır.. Prostat kanseri için bir takım risk faktörleri öne sürülmüştür. Bunlar; kesin risk faktörleri (yaş, aile hikayesi, ırk), olası risk faktörleri (diyetle alınan yağ, hormonlar) ve potansiyel risk faktörleri (vazektomi, kadmium, vitamin A, vitamin D) olarak sayılabilir.

Prostat Kanserinde Tedavi Nasıldır?

Prostat kanserinin; organa sınırlı, lokal ileri evre, metastatik ve antiandrojen (hormonal) tedaviye dirençli hastalık evreleri olmak üzere birbirini izleyen dört ana hastalık evresi bulunmaktadır. Prostat kanserinin tedavisi bu evrelere göre farklılıklar gösterir. Hastalık seyrine göre tedavi yöntemleri aşağıda özetlenmiştir

Organa sınırlı prostat kanserinde tedavi seçenekleri

Bekle gör (Takip)

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

  • Eksternal
  • Konformal
  • İnterstisiyal (brakiterapi)

Radikal prostatektomi

Minimal invazif yaklaşımlar

  • Kriyoterapi
  • HIFU (High Intensity Focused Ultrasound)

Lokal ileri evre prostat kanserinde tedavi seçenekleri

Aktif izlem

Cerrahi + Hormonal tedavi

Radyasyon tedavisi + Hormonal tedavi

Sadece hormonal tedavi

Aralıklı hormonal tedavi

Metastatik prostat kanserinde tedavi seçenekleri

Androjen baskılama

  • Orşiektomi
  • LHRH analogları

Maksimal androjen blokajı (LHRH analogları + Antiandrojenler)

Hormonal tedaviye dirençli prostat kanserinde tedavi seçenekleri

Sitotoksik kemoterapi

Hormonal veya kemohormonal tedavi

Prostat hastalıkları ve tedavileri ile ilgili bölüm, üroloji bölümüdür. Üroloji doktorları prostat hastalıkları konusunda uzman olan doktorlardır.

Diğerleri

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.